Dünya Katılım Bankası güvenilir mi ?

Bu makalede Dünya Katılım Bankası’nın güvenirliğini sıradan bir yatırımcı gözüyle değerlendireceğim. Öyle uzmanım fala demiyorum “sıradan, sizler gibi” bir yatırımcıyım. İsterseniz birkaç gün boyunca “derin” bir araştırma yaparak sizler de benim elde ettiğim bilgilere ulaşabilirsiniz.
Eğer “Dünya Katılım Bankası güvenilir mi ?” konusuna ayıracak birkaç gününüz yok ise daha kısa yoldan bilgi almak istiyorsanız, işte tam da bunun için sizlere bu makaleyi hazırladım.
Sizler Dünya Katılım Bankası güvenilir mi sorusunu yapay zekaya soracak olursanız aşağıdaki gibi bir cevap alacaksınız.
Dünya Katılım Bankası güvenilir mi ? (Yapay Zeka Yanıtı)
Dünya Katılım Bankası, Yasal düzenlemeler ve kurumsal yapı açısından resmî ve güvenilir bir bankadır. Güvenilirlik değerlendirmesi mevzuat, sahiplik yapısı ve operasyonel deneyim boyutuyla şöyle özetlenebilir:
- Yasal ve Kurumsal Güvence
- BDDK Denetimi: Türkiye’de Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) lisansına sahip resmi bir katılım bankasıdır.
- TMSF Güvencesi: Diğer tüm mevduat ve katılım bankalarında olduğu gibi, bireysel katılım fonu hesapları Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kapsamında yasal güvence altındadır.
- Sahiplik Yapısı: Banka, Türkiye’nin önde gelen gruptan ve altın/kuyumculuk sektörünün büyük oyuncularından biri olan Ahlatcı Holding bünyesinde faaliyet göstermektedir.
- Kullanıcı Deneyimi ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Banka yasal olarak güvenilir olsa da müşterilerin yaşadığı pratik ve operasyonel süreçlerde bazı kısıtlar öne çıkmaktadır:
- Şube Sayısı: Şube ağı henüz kamu veya köklü katılım bankaları kadar yaygın değildir, daha çok dijital (“fijital”) ağırlıklı çalışmaktadır.
- Kıymetli Maden ve Kur Makasları: Özellikle altın/döviz makas aralıkları ve mobil uygulamadaki günlük işlem/transfer limitleri konusunda zaman zaman kullanıcı şikayetleri bulunmaktadır.
- Dijital Altyapı: Görüntülü görüşme ile uzaktan müşteri olma süreçlerinde ve mobil uygulama performansında bazı teknik aksaklıklar yaşandığı bildirilmektedir.
Yapay zeka yanıtını nasıl yorumlamalı ?
Yapay zeka Dünya Katılım Bankası’nın “yasal” olduğunu fakat müşterilerin bazı sıkıntılar yaşayabildiğini söylemektedir. Biz bundan Dünya Katılım Bankası’nın güvenilir ve yatırım yapılabilir olduğunu anlarız. Çünkü en bilindik bankalarla bile müşteriler bazen sorun yaşayabilirsiniz.
Fakat;
Araştırmalarım sonucunda yapay zekanın yukarıda verdiği yanıtın çok da güvenilir olmadığını anladım. Yani yapay zeka Dünya Katılım Bankası’nın güvenilir olduğunu söylüyor ama “gözü kapalı” güvenebileceğiniz bir yer değil.
Dünya Katılım Bankası güvenilir mi ? (Benim yorumlarım )
Yasal olmasına yasal. Hatta BDDK denetiminde olan ve TMSF güvencesinde olan bir banka. Peki bu kriterler Dünya Katılım Bankası’na güvenebilmemiz için yeterli mi ?
Bir yatırımcı olarak şu soruları sorarız:
- Katılımevim gibi sahibi tası tarağı toplayıp yurt dışına kaçar mı ?
- Diyelim ki yatırdığımız parayı, altını kriz anında çekmek istedik, başka hesabımıza havale etmek istedik sorun yaşar mıyız ?
- Diyelim ki altın, döviz aniden fırladı biz bunu bozdururken kurun hakkını mı verirler, yoksa kafalarına göre mi hesaplarlar.
- Faizsiz diye para yatırıyoruz ama faizsiz olduğuna hakikaten güvenebilir miyiz ?
- Herhangi bir zamanda “fiziksel” olarak altın, döviz, TL çekmek istediğimde sıkıntı çıkma ihtimali olur mu ?
- Bir bankanın yasal olması ,müşterilerine mağduriyet yaşamayacağı anlamına gelmez.
Şimdiye kadar Dünya Katılım Bankası’nın güven sarsıcı bir eylemi oldu mu ?
Hayır olmadı. Dünya Katılım Bankası bu güne kadar kimseyi kazıklamadı, kimsenin parasının üzerine yatmadı, kimseyi keriz yerine koymadı.
Fakat;
Parasal mevzularda insanın başına ne gelirse “aniden” ve bir kerede geliyor.
Yani insanlar bir yere para yatırıyorlar, yıllarca sorunsuz işliyor ondan sonra bir gün bakmışsınız ki kapılar duvar, para da buhar olmuş.
Peki hangisi batacak, hangisi kaçacak, hangisi güvenli onu nasıl bileceğiz ?
Türkiye’deki mevcut sistemde batma, el konulma riski olmayan hiç bir finans kuruluşu yoktur. Önce bunun altını çizelim. Yılların devlet bankasıdır dersiniz, bir günde içini boşaltırlar.
Bir katılım bankasına BDDK denetliyor zaten diye güvenirsiniz, “hop” bir günde içini boşaltmışlar, sahibi yurt dışına kaçmış. Yatırdığınız paraları da ancak pul olunca alırsınız.
Türkiye’de yaşıyorsanız çok “garanti” şeylerde bile bir miktar risk olduğunu bilirsiniz.
Fakat risk var risk var.
Eğer devlet bankasına para yatırdıysanız, yatırdığınız parayı çekememe veya bankanın tasfiyesi riski %1 bile değildir. Güçlü özel bankalarda da durum böyledir. Bu kadar riske risk bile denmez.
Fakat mantar gibi türeyen katılım bankalarına devlet bankası kadar güvenemezsiniz. Çünkü yakın zamanda el konulan, sahibi yurt dışına kaçan, tasfiye edilenler var.
Bu tür sadece birkaç yıllık geçmişi olan katılım bankalarına para yatırırken içinizin biraz “cız” etmesi lazım. Belki Dünya Katılım Bankası yüzlerce yıl ayakta kalacak, belki seneler sonra ülkemizin en iyi bankası olacak, bunları bilemiyoruz.
Ama şu an “ihtiyatlı” olmak lazımdır. Eğer bir şeyin dümeni sizin elinizde değilse en garanti yoldan gitmek lazım. Unutmayın küçük hesapları düşünenler çoğu zaman büyük zararlar çekerler.
Dünya Katılım Bankası ile alakalı çekincelerimi söyleyeyim:
Çok az şubesi var
Bunun şöyle bir açıklaması olabilir “Devir dijital devir, online olarak da işlem yapabiliyoruz, masrafları azaltmak için şubemiz az”
Kulağa mantıklı geliyor olabilir ama şubesi olmayan veya az sayıda şubesi olan bir banka bana güvenilir gelmez. Sanki sahibinin bir ayağı dışarıda gibi hissederim.
Bankalar şubelerle kök salarlar. Bir ağacın kökü ne kadar yayıldıysa sel ve heyelanda o denli iyi tutunur. Şube demek, insan ilişkileri demek, fiziksel olarak bir şey alıp vermek demek.
Gün gelir, yatırdığınız parayı “canlı” olarak görmek istersiniz, yatırım yaptığınız altını fiziksel olarak da görmek istersiniz veya müşteri hizmetleri ile çözemediğiniz derdinizi şubeye giderek çözmek istersiniz.
Dünya Katılım Bankası’nın şubesi yok değil. 25’in üzerinde şubesi var. Ama bu sayı “yaygın” olmak için yeterli değil. İşler rayında giderken online işlem yapmak hiçbir sıkıntı yaratmaz ama bir sorun olunca “şube” çok önemli bir kavramdır ve hizmet kalitesi açısından çok önemli bir kriterdir.
Arkasında kim var ?
Güvenirlik kavramının esası “arkasında kim var ?” sorusuna dayanır. Devlet bankalarının arkasında devlet var, güçlü özel bankaların arkasında “güçlü” kurumlar ve aileler var. Peki Dünya Katılım Bankası’nın arkasında kim var ?
Diyelim ki hükümetin tepesi attı “sen falanca suç örgütüne karıştın” dedi sahibine, arkasında kim duracak ? Yoksa bir sıkıntı olunca topuklayacak mı ?
Dünya Katılım Bankası, Ahlatcı Holding’e aittir. 2023 yılında kurulmuştur. Diyelim ki finansal bir çalkantı oldu, Dünya Katılım Bankası buna dayanabilecek midir ?
Veya birileri çökmeye, batırmaya çalışsa buna karşı koyabilecek midir ? Ülkemizde sürekli finans kuruluşları türüyor ve bunlar pastayı çok bölmemek için arka planda birbirlerinin kuyusunu kazıyor.
Diyelim ki seçim öncesi veya sonrası “cadı operasyonları” oldu. Ekonomi üzerinde esen zamansız rüzgarlar köklü bankalara bir şey yapmayabilir ama küçük bankacıkları uçurabilir.
Bunlar saçma sapan film senaryosu gibi gelebilir ama Türkiye’de olan şeyler. Parayı bilindik bir yere yatırmak varken ekstra risk almanız için çok geçerli bir sebebiniz olması lazım.
Dünya Katılım Bankası’nı neden tercih ediyorlar ?
Onca köklü ve güvenilir banka varken insanlar Dünya Katılım Bankası’nı neden tercih ediyorlar.
Birincisi ve en önemlisi bazı hizmetlerden ücret almaması ve alım satımlarda dar makas oranı uygulaması bir çok kişiyi cezbetti.
İkincisi, daha düşük faizle borç verme kampanyaları yapmaları,
Üçüncüsü 1 gram altın alana 0,1 gram hediye türünden kampanya yapmaları,
“Faizsiz” işlem yaptıklarını beyan etmeleri nedeniyle dini hassasiyeti olan kesimin ilgisini çekmeleri,
Eğer yeni ve nispeten zayıf bir bankaysan bu tür şeylerle müşteri çekmeyi hedeflersin. Dünya Katılım Bankası şimdilik iyi gidiyor, battığı falan da yok. Ama küçük karlar peşinde olanların genellikle filmin sonunda büyük zararlara uğradığını defalarca görmüş biri olarak macera aramaya gerek yok diyorum.
Para yatıracaksanız, yatırım yapacaksanız, altın/döviz alım satımı yapacaksanız aşağı yukarı tüm bankalar aynı şeyi yapıyor. Bu nedenle küçük şeyler öne çıkıyor.
Örneğin makas aralığının dar veya geniş olması müşteriler açısından çok önemli. Alım satım komisyonuna verilen parayı boşa giden para olarak görüyoruz.
Fakat bir an olur, yıllardır iğneyle kazdığımız kuyuya birden toprak doluverir. Mesela piyasaların dalgalandığı bir dönemde altınını dövizini satmak istersin, banka öyle düşük kur uygular ki senelerce kar ettiğin makas farkları yalan olur.
Dünya Katılım Bankası’nın temeli 1984 yılında Uzanların bankası Adabank’tır. Adabank 1984 yılından 2004 yılına kadar kimseyi mağdur etmeden tam 20 sene dürüst bir şekilde işini yapmıştır.
2004 yılında ise Uzanlar ile iktidarın arası kötü olduğu için TMSF el koymuş, 2023 yılına kadar tabiri caizse boş bekletilmiştir. 2023 yılında iktidara yakın olan Ahlatçı Holding’e satılmıştır.
Şimdi diyelim ki önümüzdeki seçimlerde iktidar el değiştirdi veya iktidarın içindeki güç savaşları oldu ve başka bir grup Ahlatçı Holding’i ezdi. Gene aynı senaryo olmayacak mı ?
Dünya Katılım Bankası’nın hakikaten faizsiz olduğuna güvenebilir miyim ?
Dünya Katılım Bankası faizsiz işlem yaptığını beyan ediyor ama “faiz” ismini “kar payı” olarak değiştirmekle bu iş olmuyor.
Dini ulemanın “murabaha” olarak gördüğü “peşin aldığını, vadeli olarak satabilirsin” diye cevaz verdiği bir sistem var. Ticarette ister vadeli alır, peşin satarsın, ister tersini yaparsın. İş ticaret olduktan sonra bu faiz olmuyor.
Türkiye’deki köklü katılım bankaları “murabaha” sistemini uyguladığı için faizsiz kabul ediliyor. Fakat katılım bankaları “murabaha” sistemini tam anlamıyla uyguluyor mu , bu konuda şüpheler devam ediyor.
Şöyle ki;
Eğer katılım bankası stoğunda menkul ve gayrimenkul bulundursaydı veya talep üzerine satın alsaydı, elindeki malı vade farkı koyarak müşterisine satardı bu da “murabaha” olurdu ve faizsiz olurdu.
Fakat işler tam olarak bu şekilde yürümüyor. Katılım bankaları müşterinin talep ettiği malı “kağıt üzerinde” satın alıyorlar ve kabz gerçekleşmeden müşterisine yine kağıt üzerine satmış gibi gösteriyorlar. Yani katılım bankalarının faizsiz sistemi de helallik açısından şüphe barındırıyor. Müşteriler dinen ehveni şer olarak gördükleri için normal banka yerine katılım bankasını tercih ediyorlar.
Fakat bazı katılım bankalarının kağıt üstünde bile “murabaha” işlemi yok. “Faizsiz” diyorlar ama sadece faiz kavramının yerine başka bir kavram kullanmayla haram helal olmuyor.
Dünya Katılım Bankası “faizsiz” çalışıyorum diyor ama öyle değil. Yapılan işlemler mevzuat açısından uygun olabilir ama dine uygun değil.
Dünya Katılım Bankası güvenilir mi (GENEL DEĞERLENDİRME)
Dünya Katılım Bankası, Çiftlikbank veya saadet zinciri gibi bir şey değil. Dolandırıcı değil, vurguncu değil. Eğer “güvenilir mi?” sorusunu bu minvalde soruyorsanız “güvenilir”dir.
Yatırdığım parayı çekebilir miyim, başka bankaya transfer edebilir miyim, kriz anında paramı alabilir miyim diye soruyorsanız “kriz veya dalgalanma zamanlarında bir takım kısıtlama ve sorunlarla karşılaşabilirsiniz” ama genel çerçevede güvenilirdir.
Batma, sahibinin yurt dışına kaçması, mevduatımın buhar olması gibi durumlar olabilir mi diye soruyorsanız ;
Bu tür şeyler sağlam bankalarda olmaz ama Dünya Katılım Bankası gibi bankalarda olabilir. Belki 20 sene hiçbir şey olmaz, belki bir hafta sonra TMSF el koyar, bunun garantisini kimse veremez.
İslami olarak Dünya Katılım Bankası ile çalışmak caiz mi diye soruyorsanız;
Bence caiz değil. Çünkü ticarette alım satımlarda İslamiyete uygunluk açısından bazı kurallar vardır. Örneğin elinde olmayan malı satamazsın. Murabaha sisteminin de kuralları vardır.
Dünya Katılım Bankasından “aslında olmayan” altını, dövizi “online olarak” satın alıyorsunuz, daha sonra zaten size teslim etmediği altını dövizi online olarak satıyorsunuz.
Kuyumcudan altını görerek, dokunarak alırsınız, satarken de cismani olarak bir maden veya ziynet eşyası verirsiniz. Kuyumcudan veya döviz bürosundan altın, döviz alıp satmakla bu işlemleri online yapmak aynı değildir, çünkü bankanın elinde halihazırda yok öyle şeyler, dijitalde rakam değişikliği var sadece.
Mantıken aynı şey olabilir ama İslamda “kabz” etmediğin veya elinde fiziksel olarak olmayan şeyi “gerekirse temin edebilirim” diyerek satmak uygun değildir.
Bu yüzden kuyumcudan komisyonla altın alıp satmak helaldir, bu işleri rakamlar üzerinde fiziksel el değiştirme olmaksızın yapmak haramdır. Zaten bütün vurgunlar bu yüzden oluyor, kimse elinde olmayanı satamasa vurgun diye bir şey de olmaz.
Murabaha sistemini falan da uygulamıyorlar. Yani faizsiz diyorlar ama aslında faiz var.



